Sesli Komut Türkçe İngilizce Fransa Almanya

Ankara Kolposkopi Tedavisi

İçindekiler

Kolposkopi, günümüzde gelişim gösteren etkili tanı ve tarama yöntemlerinden biridir. Bu işlem sayesinde rahim ağzı kanseri başta olmak üzere çeşitli hastalıkların tanı konması ve tedavinin başarıyla uygulanabilmesi kolaylaşmıştır. Kadın hastalıkları sağlık problemleri bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Bunun nedeni ise üreme organlarının hassas, karmaşık ve çok katmanlı bir yapıda olmasından kaynaklıdır.

Kadın üreme sistemini inceleme ve değerlendirmede gelişmiş bir yöntem olan kolposkopi uygulanmaktadır. 1900’lü yıllardan beri kullanılan kolposkopi işlemi, son yıllarda daha çok gelişim göstererek rahim ağzında gelişen hastalıkların tanı sürecinde uygulanan önemli bir işlemdir.

Kolposkopi Nedir?

Kolposkopi işlemi, kolposkop adı verilen özel bir cihazla, kadın üreme sisteminde yer alan; vajina, rahim ağzı (serviks) ve vulvanın direkt olarak incelenmesidir. Girişimsel olmayan bu işlemde kullanılan ışıklı cihaz, rahim ağzının görüntüsünü 7-40 kat büyüterek detaylı inceleme yapabilme olanağı tanır. Bu bakımdan büyük bir mikroskop olarak değerlendirilebilir.

Klinik bir yöntem olan kolposkopi, anormal yapıları ve dokuları ayırt etmektedir. Bu işlemden sonra gerekli görülürse biyopsi ve ek tetkikler uygulanarak hastalığın kesin tanısı konur.  Çıplak gözle tanımlanamayan başta rahim kanseri olmak üzere üreme organlarında gelişen sorunları net bir biçimde tanımlar.

Kolposkopi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Hastanın şikayetlerine bağlı olarak kadın hastalıkları uzmanı tarafından yapılan testlerin sonuçlarına göre net bir şekilde tanı konulabilmesi için kolposkopi işlemine başvurulur. Bu bakımdan şu durumlarda kolposkopi işlemi yapılabilir:

  • Klinik bulguları olmayan rahim kanserinin erken dönemde teşhis edilmesi
  • Pap Smear testinde anormal değerlerin görülmesi, HPV testinin pozitif ve yüksek risk içeren 16-18-31-35-45 vs. seviyesinde olması
  • Postkoital kanama olarak adlandırılan cinsel birleşme sonrası meydana gelen kanama
  • Vulva, vajina ve rahim ağzında şüpheli lezyonların varlığı
  • Uzun süre vulvada görülen kaşıntının değerlendirilmesi
  • Henüz kansere dönüşmemiş rahim ağzı ve vajina dokusunda kansere eğilim gösteren belirtilerin (prekanseröz) tespit edilmesi
  • Genital bölgede siğil görülmesi
  • Rahim ağzında servisit yani iltihaplanma bulguları

Kolposkopi işlemi sıklıkla HPV testinin pozitif olduğu durumlarda uygulanır. Bu virüs yavaş bir seyirde gelişerek rahim ağzı kanserine neden olur. Hastalık sıklıkla cinsel yolla bulaşır ve üreme organlarında çeşitli hastalıklara yol açar. HPV virüs tipleri oldukça fazla olsa da düşük seviyedeki virüsler genital bölgedeki siğillerle, yüksek seviyedekiler ise rahim kanseriyle ilişkilendirilir.

Virüslerin çeşitli testlerle tespit edilmesinden sonra uygulanan ilk yöntem kolposkopidir. Bu işlem; anormal dokuların hani bölgede yayıldığı, nasıl bir dokuda geliştiği, tipi ve hastalık seviyesi gibi işlemlerin belirlenmesinde kullanılır. Kanser ve diğer hastalıkların tanımlanması haricinde hamile bireylerde ve bölgeye müdahale öncesinde kolposkopi işlemi uygulanabilir.

Kolposkopi İşlemine Hazırlık Süreci Nasıldır?

Kolposkopi işlemi genellikle kadınların tedirgin olduğu bir yöntem olsa da oldukça güvenilir, acısız ve sağlıklı bir yöntemdir. Kolposkopi işleminin uygulanacağı hastaların öncesinde dikkat etmesi gereken unsurlar şu şekilde sıralanabilir:

  • İşlemden önceki 1-2 gün cinsel birleşme olmamalıdır.
  • İşlem öncesinde 2 gün boyunca tampon kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Vajinal duş alınmamasına, bölgenin korunmasına dikkat edilmelidir.
  • Kolposkopi uygulamasından 2 gün önce kullanılan vajinal ilaçlara ara verilmeli, doktora danışarak devam edilmelidir.
  • İşlemden önce doktor tarafından önerilen ilaçlar ve ağrı kesiciler kullanılmalıdır.
  • Endişe ve olası tedirginliğin azaltılabilmesi için meditasyon ve egzersiz yapabilir, arkadaşlarla vakit geçirilebilir, keyifli aktivitelerde bulunarak rahatlık sağlanabilir.

Net bir görüntü elde edilemeyeceği için adet döneminde kolposkopi işlemi yapılmaz. Bu bakımdan işlem planı oluşturulurken adet dönemine göre randevu verilir.

Kolposkopi Nasıl Yapılır?

Kolposkopi yapılmadan önce hasta doktor görüşmesinde detaylı olarak işlemin nasıl ve neden yapılacağı hakkında bilgi verilir.  Bu görüşme esnasında hasta, kullandığı kan sulandırıcılar ve ilaçlar hakkında doktora bilgi vermelidir. İşlem sırasında biyopsi alınması gerekirse kullanılan ilaçlar kanama gibi çeşitli komplikasyonlara neden olabilir. Uygulama şu şekilde gerçekleşir:

  • Klinik ortamda yapılan bu işlem için hasta ayakları desteklenen bir masaya sırt üstü alınır.
  • Vajina duvarının açılarak rahim ağzının daha net görülebilmesi için vajina içerisine spekulum adı verilen aparat yerleştirilir.
  • Rahim ağzı görünür hale getirildikten sonra bölgenin daha net incelenebilmesi için özel bir solüsyon yardımıyla yıkama işlemi yapılır. Lezyonların ve anormal dokuların görünmesini kolaylaştıran bu uygulama esnasında hasta karıncalanma ve çok az yanma hissi yaşayabilir.
  • Kolposkop cihazı hastanın bir organına dokunmaz ve vajina içine girmez, bu alet vajinanın 1-2 cm önüne yerleştirilir.
  • Dokuları normalden 7-40 kat büyük göstermesini sağlayan cihaz yardımıyla vajinanın içine ışık verilir, böylelikle rahim büyütülerek net bir şekilde incelenir.
  • İşlem sırasında rahim ağzında anormal lezyonlar ve hücrelere rastlanırsa bu bölgelerin belirlenmesi için kimyasal madde uygulaması yapılabilir. Bu kimyasallar rahim ağzı kanserini tanımlamak için kullanılır.

Kanser riski bakımından şüpheli görülen alanlardan biyopsi alınarak patolojik incelemeyle değerlendirilebilir. Patolojiye gönderilen lezyonlarda rahim ağzı kanseri belirtileri varsa Konizasyon ve Leep gibi işlemler gerekebilir.

Kolposkopi İşlemi Ne Kadar Sürer?

Kolposkopi işlemi hekimin tecrübesi ve işlem sırasında yapılan uygulamalara göre 15-20 dakika içerisinde tamamlanır. İşlem öncesinde hastaya herhangi bir anestezi yapılmaz. İşlemin süresini belirleyen etmenlerden biri de biyopsi alınıp alınmayacağıdır. Biyopsi için doku alınması durumunda işlem süresi değişiklik gösterebilir.

Kolposkopi Acı Verir mi?

Kolposkopi işlemi ağrılı ve acılı bir işlem olmasa da uygulama sonrasında hastaların bazılarında kanama ve rahatsızlık hissi meydana gelebilir. İnceleme esnasında bölgede şüpheli lezyonlardan alınan biyopsi işleminde kramp ve hafif bir baskı hissi meydana gelebilir. Bu bölgede çok fazla sinir olmadığı için biyopsi işlemi acı hissi oluşmasına neden olmaz. Bölgede birden fazla parça alınması durumunda lokal anestezi uygulanabilir.

Kolposkopi cihazı vajina içine girmediği için acı veya ağrı hissi oluşmaz. Rahim ağzının net görüntülenebilmesi için vajinaya yerleştirilen spekulum hafif bir baskı hissi doğurabilir.  Buna ek olarak serviks ve rahim ağzına kullanılan, net görüntü almayı sağlayan solüsyon, yanma ve batma hissi yaşanmasına yol açabilir.

Kolposkopi Sırasında Biyopsi Nasıl Yapılır?

Kolposkopi uygulaması sırasında rahim ağzında kanser varlığından şüpheleniyorsa bölgeden biyopsi için küçük parçalar alınabilir. Bu lezyonlar patolojik değerlendirmeye gönderilerek net sonuç elde edilir. Biyopsi yapılmadan önce acı ve ağrı hissi gibi olumsuz durumların yaşanmaması için lokal uyuşturucu bölgeye uygulanabilir.

Şüpheli lezyonlar biopsi pensi yardımıyla alınır. Yalnızca bir bölge değil şüpheli görülen birkaç bölgeden parça alınması mümkündür. Patolojik değerlendirmeden elde edilen sonuçlar doğrultusunda tedavi planının diğer aşamaları hekim tarafından planlanır.

Kolposkopi ile Hangi Bulgulara Ulaşılır?

Rahim ağzı ve vajina iç duvarının detaylı olarak incelenebilmesi için yapılan kolposkopi işlemi, sağlık problemlerinin tespitinde oldukça gelişmiş ve modern tanı yöntemlerinden biridir.  Kolposkopi yardımıyla elde edilebilecek bulgular şu şekilde sıralanabilir:

  • Vajina Tümörleri: Vajinanın iç duvarında gelişebilecek kötü huylu kanser lezyonlarının, kist ve poliplerin tespit edilerek tedaviyle giderilmesi için oldukça etkili bir yöntemdir.
  • Genital Bölgede Oluşan Siğiller: Vajinanın iç duvarları ve rahim ağzında görülen siğiller HPV enfeksiyonunun bulaşmasıyla meydana gelir. Bunların tespit edilebilmesi kolposkopi işlemiyle mümkündür.
  • Rahim Ağzında Kanser Hücrelerini Tespit Edilmesi: Servikal bölge olarak adlandırılan bu alanın incelenmesi eğer Smear ve Pap testi anormal sonuçlar veriyorsa oldukça önemlidir. Kanser hücrelerinin erken teşhis edilebilmesi tedavi planının başarılı olmasında oldukça önemlidir.
  • Vajinal ve Servikal Bölgede Enfeksiyonlar: Çeşitli faktörlere bağlı olarak vajina iç kısmı ve servikal bölge kolposkopiyle incelenerek enfeksiyon tanısı konulabilir.
  • Servikal Bölgede Diğer Tümör Çeşitleri: Kolposkopi, rahim ağzı bölgesinde polip olarak adlandırılan kitlelerin tespiti ve tedavisi için oldukça önemlidir. Bu bölgede kist oluşumu, salgı bezlerinin tıkanmasına bağlı olarak gelişebilir.
  • Cinsel İlişki Sonrası Ağrı ve Kanama: Rahim ağzı kanseri belirtilerinden biri olan bu durumda kan et suyu şeklinde geliyorsa kolposkopiyle incelenmesi önerilir.

Yukarıda verilen riskli hastalıklarda rahim ağzı kanseri şüphesinin giderilmesi için kadın doğum uzmanları tarafından kolposkopi işlemi uygulanır.

Kolposkopi Sonucuna Bağlı Olarak Hangi İşlemler Yapılabilir?

Kolposkopi işleminde yapılan değerlendirmeler ve hastadan alınan biyopsi sonucuna bağlı olarak lezyonlar, dokular ve hücrelerde anormal bir durum tespit edilmişse doktorun değerlendirmesi ve tedavi planına bağlı olarak ek tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Biyopsi yapılırken anormal lezyonların tamamı temizlenmemişse ek işlemler uygulanabilir. Bu bakımdan rahim ağzı kanseri başta olmak üzere diğer risklerin gelişmesini önceden engellemek için aşağıda verilen uygulamalardan biri tercih edilebilir:

  • Kriyoterapi: Tümör görülen lezyonlar ve dokuların soğuk ısıyla yakılması için sıvı formundaki nitrojen gibi gazlar uygulanabilir. Bu işlem aynı zamanda genital bölgedeki siğillerin temizlenmesi için de kullanılır.
  • Konizasyon: Rahim ağzı bölgesindeki anormal lezyonların ve dokuların olduğu katmanın koni şeklinde çıkarılması uygulamasına verilen isimdir.
  • LEEP: Rahim ağzında uygulanan bu işlem konizasyon yöntemiyle benzerlik gösterir. Anormal hücrelerin ve dokuların çıkarılması için elektrokoter işlemiyle ayrılma ve temizlenme işlemi uygulanır. Bölgenin tamamen temizlenebilmesi için rahim kanalının küçük bir kısmı da alınabilir.

Yukarıda verilen işlemler kolposkopi ve biyopsi sonucuna bağlı olarak doktor tarafından uygulanır.

Kolposkopi Sonrasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Kolposkopi uygulamasından sonra hastaların dikkat etmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Doktor tarafından hastaya işlem öncesi ve sonrası için detaylı bilgi verilir. Kolposkopi sonrasında dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde sıralanabilir:

  • İşlemden sonra hastaların geri dönüşlerinde anormal durumlar gözlenmemiştir. Yapılan biyopsi işlemine bağlı olarak lekelenme ve hafif kanama görülebilir. Hasta ortalama 1-2 gün içinde iyileşir.
  • Uygulama sırasında kanama olmuşsa bunun önlenmesi için yapılan işlemlere bağlı olarak kahverenginde akıntı görülebilir. Bu olağan bir durumdur endişe edilmesine gerek yoktur.
  • Kolposkopiye ek olarak biyopsi işlemi yapılmışsa 3 gün cinsel ilişkiden uzak durulması gereklidir.
  • 3 gün boyunca vajinal yıkama yapılmaması ve tampon kullanılmaması önerilir.

İşlem oldukça basit ve sağlıklı bir uygulama olduğu için herhangi bir risk unsuru barındırmaz. Uygulamadan sonra hasta günlük yaşamında gerçekleştirdiği aktivitelere devam edebilir. Cinsel ilişki açısından bir sınırlandırma yoktur. Ağrı hissi oluşması halinde doktorun reçete ettiği ağrı kesici ilaçları kullanabilir.

Ankara Kolposkopi Fiyatları 2023

Kolposkopi uygulaması sırasında rahim ağzı tümörü başta olmak üzere pek çok bulgular detaylı bir biçimde incelenir. İşlem esnasında kullanılan cihazın kalitesi, bölgenin net görünmesini sağlayan ilaçlar, biyopsi yapılması, uygulamayı yapan doktorun deneyimi ve tercih edilen hastaneye bağlı olarak kolposkopi fiyatları değişiklik gösterir.

Hızlı iletişim
İletişim Bilgileri
facebook İnstagram Youtube
Whatsapp